5.Yılında; Katkı Yok, Koruyucu Yok, Isıl işlem yok. %100 Doğal Bal çeşitleri! Karakovan Balı, Kestane Balı, Yayla Balı, Akasya Balı, Anzer Balı ve Petekli Karakovan Balı

Güneş Kaçkar Bal

GÜNEŞ KAÇKAR BAL

KAÇKARLARDAN GELEN ŞİFA

BAL

MİDEYE KUVVET VERİR: Baldaki şeker emilimi en kolay olan şeker olması ve Hazmı gerektirmediğinden kolayca kana geçer. Ve midedeki fazlalıkları dışarı atar.

BAL

karaciğer ve göğsü temizler. Baldaki ciholin karaciğerin fonksiyonunu kuvvetlendirir. Ve hücrelerinde toplanan yağın giderilmesi için harekete geçirir.

GÜNEŞ KAÇKAR BAL

KİMYASAL YOK, KATKI YOK, KORUYUCU YOK, %100 DOĞAL

BAL

Sporcular için doğal dopingtir.

GÜNEŞ KAÇKAR BAL

Yayla Balı Hasadımız Ağustos Ayı İçerisinde Tamamlanıyor

GÜNEŞ KAÇKAR BAL

İnsana ve Doğaya Saygılı Üretim

http://www.gunesbal.com/components/com_gk2_photoslide/images/thumbm/210608f1.jpg http://www.gunesbal.com/components/com_gk2_photoslide/images/thumbm/957202f2.jpg http://www.gunesbal.com/components/com_gk2_photoslide/images/thumbm/832927f4.jpg http://www.gunesbal.com/components/com_gk2_photoslide/images/thumbm/962557f7.jpg http://www.gunesbal.com/components/com_gk2_photoslide/images/thumbm/611709f13.jpg http://www.gunesbal.com/components/com_gk2_photoslide/images/thumbm/785068Anzer_yayla.jpg http://www.gunesbal.com/components/com_gk2_photoslide/images/thumbm/855726yayla_macahel.jpg

Ani ısı ve iklim değişikliği arıların performansını etkiliyor

Fosil yakıt kullanımı, yanlış arazi kullanımı ve orman tahribatı gibi nedenler sonucu ortaya çıkan iklim değişikliği etkilerinin, bal arılarının performansına olumsuz yansıdığı bildirildi.
Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği (TAB) Başkanı Bahri Yılmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'nin, arıcılık ve bal üretiminde Çin'den sonra dünyada ikinci sırada yer aldığını söyledi.

Türkiye'nin her ilinde arıcılık yapıldığını ve 5,6 milyon kayıtlı kovan bulunduğunu belirten Yılmaz, her kovanda bugünlerde 30 bin civarında arı bulunduğunu, bu sayının 1 ay sonra 60 bini aşacağını kaydetti.

Yılmaz, Türkiye'de yıllık üretilen 83 bin ton balın salgı ve çiçek balı olmak üzere iki tür halinde elde edildiğini ifade ederek, ''Salgı bal, çam, sedir, köknar ve ladin gibi ağaçlardan elde edilirken, çiçek balı ise doğal flora ile kültür bitkilerinden sağlanıyor. Anadolu'nun bitki açısından çok zengin olması bizim için büyük şans. Ancak hepsi bal üretimi için baskın değil. Arılar bazı bitkilerden polen, bazı bitkilerden bal alabiliyor'' dedi.

Türkiye'de üretimi yapılan balın tamamının birinci sınıf ürün olduğunu anlatan Yılmaz, fosil yakıt kullanımı, sanayileşme, yanlış arazi kullanımı ve orman tahribatı gibi nedenler sonucu ortaya çıkan iklim değişikliğinin ise bal arılarının performansına olumsuz yansıdığını kaydetti.

Yılmaz, katı atık kullanımından vazgeçilmesi veya filtre sistemine özen gösterilmesinin önemine değinerek, ''Bunların yanı sıra, arazilerin daha etkin ve verimli kullanılması, orman tahribatının önlenip varlığının artırılması ve aynı zamanda çevre kirliliği konusuna hassasiyetle yaklaşılması gerekir. Aksi halde, doğanın dengesini bozacak ani ısı değişikliği ve daha farklı olumsuzluklar sürüp gider'' dedi.

Ani ısı farklılığı ve yağış gibi iklim değişikliği etkilerinin sürmesi, arıların yaşamını zorlaştırıp, bal üretiminin düşmesine yol açtığını anlatan Yılmaz, şunları kaydetti:

''Bazı arılar normal zamanlarda bulundukları yerlere uyum sorunu yaşayabilir ama, iklim değişikliği etkisi o yöreye uygun arı olsa bile, üzerinde risk yaratıyor. Kış ortasında nisan sonu sıcakları, nisan sonu olmasına rağmen şubat serinliği ve yağış görüyoruz. Bu ani ısı değişikliği, arıların performansını olumsuz etkiliyor. Isının aniden 15 derecenin altına düşmesi ve yağış, bal arılarının ölümüne neden olabiliyor. Arı yetiştiricileri de bu sorundan kaynaklanan üretim kaybını, kovanları gezdirerek minimuma indirmeye çalışıyor.''

Yılmaz, arının, sadece bal üretmekle kalmadığını, bitkileri dölleyerek verimi garanti altına aldığını belirterek, ''Doğadaki tek yıllık birçok bitki, döllenmediğinde nesli tükenir. Bu yönüyle bakıldığında arıların ülke ekonomisine katkısı rakamlarla söylenemeyecek kadar büyük'' diye konuştu.

Yılmaz, pamuk ve ayçiçeği gibi ürünlerde bazı yasaklanan zirai ilaçların kullanımının da arıların ölüme yol açtığını söyledi.

Bu ilaçların, tohumda üç yıla kadar etkili olduğunu belirten Yılmaz, ''Bu ilaçların kullanıldığı bölgelerde arı, hafızasını kaybediyor, kovanına dönemiyor ve kayboluyor. Arıcıların, gittikleri yörede mutlaka ilaçlı tarım yapılıp yapılmadığını öğrenmesinde yarar var'' diye konuştu.

 
Buradasınız: