5.Yılında; Katkı Yok, Koruyucu Yok, Isıl işlem yok. %100 Doğal Bal çeşitleri! Karakovan Balı, Kestane Balı, Yayla Balı, Akasya Balı, Anzer Balı ve Petekli Karakovan Balı

Güneş Kaçkar Bal

GÜNEŞ KAÇKAR BAL

KAÇKARLARDAN GELEN ŞİFA

BAL

MİDEYE KUVVET VERİR: Baldaki şeker emilimi en kolay olan şeker olması ve Hazmı gerektirmediğinden kolayca kana geçer. Ve midedeki fazlalıkları dışarı atar.

BAL

karaciğer ve göğsü temizler. Baldaki ciholin karaciğerin fonksiyonunu kuvvetlendirir. Ve hücrelerinde toplanan yağın giderilmesi için harekete geçirir.

GÜNEŞ KAÇKAR BAL

KİMYASAL YOK, KATKI YOK, KORUYUCU YOK, %100 DOĞAL

BAL

Sporcular için doğal dopingtir.

GÜNEŞ KAÇKAR BAL

Yayla Balı Hasadımız Ağustos Ayı İçerisinde Tamamlanıyor

GÜNEŞ KAÇKAR BAL

İnsana ve Doğaya Saygılı Üretim

http://www.gunesbal.com/components/com_gk2_photoslide/images/thumbm/210608f1.jpg http://www.gunesbal.com/components/com_gk2_photoslide/images/thumbm/957202f2.jpg http://www.gunesbal.com/components/com_gk2_photoslide/images/thumbm/832927f4.jpg http://www.gunesbal.com/components/com_gk2_photoslide/images/thumbm/962557f7.jpg http://www.gunesbal.com/components/com_gk2_photoslide/images/thumbm/611709f13.jpg http://www.gunesbal.com/components/com_gk2_photoslide/images/thumbm/785068Anzer_yayla.jpg http://www.gunesbal.com/components/com_gk2_photoslide/images/thumbm/855726yayla_macahel.jpg

Genetik yapısı değiştirlmiş ürünlerin(GDO) zararları kanıtlandı

Rusya, her yıl düzenlenen ve 15 Nisan’ dan 5 Haziran’ a dek sürecek Çevresel zararlara karşı savunma günlerine, bağımsız bir araştırmanın sansasyonel sonuçlarının duyurusu ile başladı. Bilim adamları genetiği değiştirilmiş organizmaların memeliler için zararlı olduğunu kanıtladı.Araştırmacılar, GD gıda ürünleri yiyen hayvanların üreme yeteneklerini kaybettiklerini keşfetti. Yüksek bir üreme oranına sahip Campbell hamsterları 2 yıl düzenli olarak tarımda büyük oranda kullanılan ve genetiği farklı seviyelerde değişmiş soya ile beslenmiş. Başka bir grup hamster, kontrol grubu olarak, Sırbistan’ dan büyük zorluklarla bulunan (çünkü dünyadaki soyanın % 95’ i transgeniktir) saf soya ile beslenmiş.

Ulusal Gen Güvenliği Birliği ve Ekolojik ve Evrimsel Sorunlar Enstitüsü tarafından ortaklaşa yürütülen deney ile ilgili Dr. Alexei Surov şunları söyledi: Bir çok hamster grubu seçerek bunları hücrelerde çiftler olarak tuttuk ve onlara her zamanki sıradan yemlerden verdik. Bir grup için hiçbir ekleme yapmadık ancak diğeri GD soya içerikli yemler ile beslendiler. Bu arada üçüncü bir grup aynı şekilde genetiği değiştirilmiş organizmalarla beslendi ve dördüncü grup daha yüksek içerikli GDO yemle beslendi. Böylece onların davranışlarını, ağırlık kazançlarını ve yavrulama performanslarını izlemeye başladık. Başlangıçta her şey normal gitti. Ancak yavrulardan yeni bir çift seçip beslemeye eskisi gibi devam ettiğimizde önemli bir etki tespit ettik. Bu çiftlerin büyüme oranları daha yavaştı ve cinsel olgunluğa daha geç ulaştılar. Bunların yavrularının bazılarını alıp bu üçüncü kuşaktan yeni bir çift oluşturduğumuzda GD gıdalarla beslenmiş bu üçüncü kuşaktan yeni yavrular alamadık. Bu çiftlerin yavrularına üreme yeteneğini aktaramadığı kanıtlandı.

Bilimciler tarafından üçüncü kuşak hamsterlarda şaşırtıcı başka bir şey de keşfedildi. Buna göre deneydeki hayvanların ağızlarında tüyler çıktı. Bunun neden olduğu anlaşılamadı. Ayrıca araştırmacılar GDO’ lu gıdalar tüketen hayvanların başına gelen bu yok oluş programının sebebini anlayamadılar. Bu durumun ancak bu tür gıdaların tüketiminin durdurulması ile sonlanabileceğini söylediler. Bu nedenle bilimciler güvenli oldukları kesin olarak kanıtlanana kadar GD gıdaların yasaklanmasını önerdiler. Rus bilimcilerin ulaştıkları bu sonucun aynısına daha önce Fransız ve Avusturya’ lı meslektaşları da ulaşmıştı. Bilimciler GD mısırın memeliler için zararlı olduğunu kanıtladığı anda Fransa üretimi ve satışı hemen yasaklamıştı. Deneyi yürüten bilimciler, GDO’ nun sağlığa zararlı olduğunu kesin olarak söylemek için daha çok erken olduğunu belirttiler. Anlaşılır araştırmalar yürütmeye ihtiyaç olduğu konusunu ısrarla vurguladılar. Moskova yakınlarındaki “Skolkovo” buluş merkezinde “güvenilir gen teknolojileri” projesi başlatmayı önerdiler.

 

Çeviri: Hakan Ozan Erzincanlı


 
Buradasınız: