5.Yılında; Katkı Yok, Koruyucu Yok, Isıl işlem yok. %100 Doğal Bal çeşitleri! Karakovan Balı, Kestane Balı, Yayla Balı, Akasya Balı, Anzer Balı ve Petekli Karakovan Balı

Güneş Kaçkar Bal

GÜNEŞ KAÇKAR BAL

KAÇKARLARDAN GELEN ŞİFA

BAL

MİDEYE KUVVET VERİR: Baldaki şeker emilimi en kolay olan şeker olması ve Hazmı gerektirmediğinden kolayca kana geçer. Ve midedeki fazlalıkları dışarı atar.

BAL

karaciğer ve göğsü temizler. Baldaki ciholin karaciğerin fonksiyonunu kuvvetlendirir. Ve hücrelerinde toplanan yağın giderilmesi için harekete geçirir.

GÜNEŞ KAÇKAR BAL

KİMYASAL YOK, KATKI YOK, KORUYUCU YOK, %100 DOĞAL

BAL

Sporcular için doğal dopingtir.

GÜNEŞ KAÇKAR BAL

Yayla Balı Hasadımız Ağustos Ayı İçerisinde Tamamlanıyor

GÜNEŞ KAÇKAR BAL

İnsana ve Doğaya Saygılı Üretim

http://www.gunesbal.com/components/com_gk2_photoslide/images/thumbm/210608f1.jpg http://www.gunesbal.com/components/com_gk2_photoslide/images/thumbm/957202f2.jpg http://www.gunesbal.com/components/com_gk2_photoslide/images/thumbm/832927f4.jpg http://www.gunesbal.com/components/com_gk2_photoslide/images/thumbm/962557f7.jpg http://www.gunesbal.com/components/com_gk2_photoslide/images/thumbm/611709f13.jpg http://www.gunesbal.com/components/com_gk2_photoslide/images/thumbm/785068Anzer_yayla.jpg http://www.gunesbal.com/components/com_gk2_photoslide/images/thumbm/855726yayla_macahel.jpg

Deli Bal'ın sırları araştırılıyor.

 

Doğu Karadeniz bölgesinde ve Artvin de halk arasında "Koca karı" ilacı olarak bilinen ve zehirlenmelere neden olan deli balın (Ormangülü Balı) sırrı farelerle çözülecek. Uzmanlar, 100 fare üzerinde 6 ay önce yapılan çalışma ile deli balın içindeki gizemli sırrı tıbben ortaya çıkartacağını söyledi.

Deli bal zehirlenmesi, özellikle Türkiye'de Karadeniz bölgesinde sık rastlanan bir hastalık olarak biliniyor. Sherlock Holmes dedektif filminde 'Karadeniz balı' olarak da yer alan deli bal için, Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Acil Ana Bilim Dalı (ABD) ile Fizyoloji Ana Bilim Dalı'nın başlattığı ortaklaşa çalışma ile balın gizemli sırrının ortaya çıkacağı belirtildi.

KTÜ Acil ABD Başkanı Doç Dr Abdülkadir Gürbüz, KTÜ Fizyoloji Acil ABD Başkanı Prof Dr Ahmet Ayar, acil doktorlarından Dr İsmet Eraydın ile asistan Ömer Faruk Kalkan'ın yer aldığı ekipte, 90'dan fazla fare üzerinde deney yapılıyor. Farelerin yarısını şeker hastası yapan uzmanlar, deli balın nöropatik ağrı üzerindeki etkisini araştırıyor.

Ekibin başında yer alan ve 2 yıldır deli bal konusunda önemli araştırmalara imza atan Doç. Dr. Abdülkadir Gürbaz, halk arasında şifa kaynağı olarak bilinen deli balın tıbben ispatını ortaya çıkartmak, ağrı, epilepsi, şeker hastalığı ve cinsel etkisi üzerine etkilerini araştırmaya çalıştıklarını söyledi.

Somut bilgilere henüz ulaşmadıklarını, ama önemli gelişmeler olduğunu belirten Gürbüz, "Deli balın halk arasında ağrı kesici, tansiyonu düşürücü, mide bağırsak hastalıklarına iyi geldiği, cinsel gücü arttırdığı yönünde inanışlar var. Bal, 'koca karı ilacı' olarak nitelendirilip, çok yaygın olarak tüketiliyor." dedi.

Gürbüz, "Deli bal her ne kadar halkımız tarafından kestane balı olarak bilinse de aslında arıların komar ve zifin çiçeklerinden elde ettiği baldan ibarettir." dedi.

Özellikle yaz aylarında, acil servise bal tutması olarak bilinen baldan zehirlenme nedeniyle çok sayıda hasta başvurduğunu hatırlatan Gürbüz, şöyle konuştu: "Biz de bu balın gizemini ortaya çıkartmak için bir çalışma başlattık. 2 yıl önce yayın çalışmasına başladık. Son 6 aylık dönemde de sürede önemli veriler elde ettik. Bunları, şeker hastalarına, epilepsi hastalarında denenebileceğini düşünüyoruz. Alternatif tıpta kullanılan verileri artık tıp tarihinde yerini almasını istiyoruz. Dünyada sadece bu bölgede olan ve cinsel gücü artırdığını da tespit ettiğimiz bu balın ağrı kesici özelliği, cinsel gücü artırıcı özelliği, tansiyon düşürücü özelliği nabzı yavaşlatıcı özellikleri bulunduğu verilerimiz var. Bir çay kaşığı insana yarar sağlar, fazlası ise zehirlenmeye hatta ölüme bile götürebilir."

"DELİ BAL İLK YUNAN ORDUSUNU MAĞLUP ETTİ"

Deli bal zehirlenmesinin ilk defa milattan önce 401'de, Atinalı tarihçi ve ordu komutanı Olan Xenephon tarafından tanımlandığını kaydeden Gürbüz, "Xenephon, Anabasis adlı eserinde Pers Kralı Ataxerses II'ye karşı yapılan bir seferde, Türkiye'nin Doğu Karadeniz bölgesinde konakladıkları yerde, deli bal yiyen askerlerin zehirlendiğini rapor etmiştir. Xenophon tarafından deli bal ile zehirlenme şu şekilde anlatılmıştır: "Burada hepinize sesleniyorum. Onların arzularını kışkırtan tek şey içleri bal ile dolu sayısız balpetekleriydi. Bal peteğinden tadan askerler ishal ve kusmadan harap düştüler ve bacaklarının üzerine kalkamaz hale geldiler. Sarhoş olmuş, delirmiş ve ölümün kapısında yere kapaklanmış şekildeydiler. Yüzlercesi yere yığılıp kaldı. Ertesi gün ise hiç biri ölmedi ve hemen hepsi balı yedikleri saatten tam bir gün sonra aynı saatte güçlerini toplamaya başladılar. 3. ve 4. gün bacakları üzerinde durur hale gelmişler." (CİHAN)

 


 
Buradasınız: