5.Yılında; Katkı Yok, Koruyucu Yok, Isıl işlem yok. %100 Doğal Bal çeşitleri! Karakovan Balı, Kestane Balı, Yayla Balı, Akasya Balı, Anzer Balı ve Petekli Karakovan Balı

Güneş Kaçkar Bal

GÜNEŞ KAÇKAR BAL

KAÇKARLARDAN GELEN ŞİFA

BAL

MİDEYE KUVVET VERİR: Baldaki şeker emilimi en kolay olan şeker olması ve Hazmı gerektirmediğinden kolayca kana geçer. Ve midedeki fazlalıkları dışarı atar.

BAL

karaciğer ve göğsü temizler. Baldaki ciholin karaciğerin fonksiyonunu kuvvetlendirir. Ve hücrelerinde toplanan yağın giderilmesi için harekete geçirir.

GÜNEŞ KAÇKAR BAL

KİMYASAL YOK, KATKI YOK, KORUYUCU YOK, %100 DOĞAL

BAL

Sporcular için doğal dopingtir.

GÜNEŞ KAÇKAR BAL

Yayla Balı Hasadımız Ağustos Ayı İçerisinde Tamamlanıyor

GÜNEŞ KAÇKAR BAL

İnsana ve Doğaya Saygılı Üretim

http://www.gunesbal.com/components/com_gk2_photoslide/images/thumbm/210608f1.jpg http://www.gunesbal.com/components/com_gk2_photoslide/images/thumbm/957202f2.jpg http://www.gunesbal.com/components/com_gk2_photoslide/images/thumbm/832927f4.jpg http://www.gunesbal.com/components/com_gk2_photoslide/images/thumbm/962557f7.jpg http://www.gunesbal.com/components/com_gk2_photoslide/images/thumbm/611709f13.jpg http://www.gunesbal.com/components/com_gk2_photoslide/images/thumbm/785068Anzer_yayla.jpg http://www.gunesbal.com/components/com_gk2_photoslide/images/thumbm/855726yayla_macahel.jpg

BAL

 

Binlerce yıldan beri önemini koruyan bal, balarılarıları tarafından bitkilerden depolanan nektardan yapılarak, yine onlar tarafından gıda için depo edilen, tatlı ve yapışkan bir sıvıdır. Balın diğer bir tanımını da şöyle yapabiliriz: Bal, balarıları (Apis Mellifera ve A. Dorsata) tarafından toplanan, değiştirilen ve gömeçlerde depo edilen, bitkilerin nektar ve sakarin salgılarıdır.

Arı, çiçeklerden nektar denilen bal özünü emdiği zaman sakaroz, glukoz, fruktoz, çok miktarda su, enzimler, vitaminler, bazı azotlu maddeler ve asitlerden meydana gelen bir sıvıyı kursağında toplamış olur. Ancak enzimlerden, vitaminlerden, asitlerden ve baz azotlu maddelerden hangilerinin nektardan geldiği, hangilerinin arı tarafından eklenmiş olabileceği kesinlikle bilinmemektedir. Nektarın katı madde oranı çeşitli bitkilere göre %3-76 gibi oranlarda, büyük ölçüde farklılıklar göstermektedir. Asitler ve vitaminler gibi, balın bileşiminde bulunan diğer maddelerin kaynakları hakkında pek az şey bilinmekle beraber, balın aminoasitlerinin ve vitaminlerin bir kısmının polenden geldiği sanılmaktadır. Filtre sırasında, baldaki vitaminlerde bir azalma görülmesi de bu fikri doğrulamaktadır.

Arı kovana doğru yola çıktığı andan itibaren, bal kesesi, yani kursakta toplanan bal özü, bala dönüşmeye başlar. Arının kursağında bulunan en önemli enzim olan sakaroz, bal özündeki sakarozu, fruktoz ve glukoza çevirir. Sakarozun parçalanmasıyla maltoz, izomaltoz ve erloz gibi diğer bazı şekerler de meydana gelmektedir. Bu da, baldaki şeker miktarının artmasına yol açar. Kovana gelen arı, kursağındaki bal özünü ya bir petek gözüne ya da bir arkadaşının ağzına boşaltır. Arkadaşı bunu, buharlaşmayı sağlayacak bir sıcaklıkta tutulan peteğin üst gözlerine taşır. Burada zamanla bal koyulaşacak ve erginleşecektir. Erginleşmiş bal kokuludur, lezzetlidir ve uzun süre bozulmadan saklanabilir. Erginleşmemiş bal ise, çabuk kristalleşir.

Balarısının en önemli ürünü olan bal, çok eski zamanlardan beri değeri kesinlikle kabul edilen kıymetli bir besin maddesidir. Tarih öncesi insanı, biraz bal elde etmek için ağaç kovuklarını veya kaya kovuklarını yoklayıp, bu arada meydana gelebilecek arı hucumunu ve sokulmayı göze alırken, karşılığında elde edeceği balın buna değeceğini hissetmiş olmalıdır. Ancak bugün bile, bir çiçeğin bal özünün, nasıl bala dönüştüğünü kesinlikle söyleyemiyoruz.


 
Buradasınız: